Geçen sene merak ettiğim , okuduğum araştırdığım bir trend
var : Minimalizm. Aslında trend demek ne kadar doğru bilmiyorum ama ben
araştırmaya başladıktan sonra etrafta bununla ilgili çok fazla şey gördüm , bu
akıma gönlünü kaptırmış insanlarla karşılaştım.
Ben de okudukça fark ettim ki , akım olduğunu duymadan ben
de aynı şeyleri yapıyormuşum. Bir eşyaya , bir ürüne ihtiyacım olmadan
almıyorum , aldığım ürünlerin sadece amacına hizmet etmesine dikkat ediyorum .
Örneğin ; bu aralar beyaz eşya baktığımdan dolayı oradan gideyim , çamaşır
makinesi mesela , piyasaya göre uygun fiyatlı bir tane buldum , 4 tane programı
var , deterjanını koyunca çamaşırı yıkıyor ve sıkıyor. Bunun fiyatının 3 katına
, +5 özellikli makinelerde var, o özelliklere baktığında asla ve asla
kullanmayacağım şeyler. Ve almak mantıklı gelmiyor , almıyorum.
Kıyafette , %100 pamuk olan ürünleri , ve yerli üretimleri
almaya çalışıyorum. Yine onları da ihtiyacım olmadan almıyorum. Kozmetik zaten
deli gibi kullandığım bir şey değil , bir saç köpüğü düzenli kullanırdım , ki
çok çok pahalı bence , temiz içerikli bir ürün almak istediğinizde fiyat
neredeyse bir mutfak alışverişi ile aynı paraya denk geliyor . Saçlarımı
kestirerek çözüm bulduğumu düşünüyorum. ,
Bazı şeylere para harcamak canımı sıkıyor , mesela saç
köpüğü , mesela kozmetik , mesela ev eşyaları. İstifçilik diye bir şey var bir
de , her şeyi fazla fazla almak ve kesinllikle ihtiyacın olmayan ürünü atmamak
gibi bir şey. Az buçuk istifçi sayılabilirim , çünkü Türkiye’de yaşıyorum , ve
her şeye her an zam gelebiliyor , sürekli kullanılan ve tüketilen ürünlerden
indirimde gördüğümde biraz fazla aldığım doğru ama ihtiyacımın kalmadığı ürünü elden
çıkarıyorum . Başka ihtiyaç sahibine veya kullanılmayacak durumdaysa geri
dönüşüm vb. yerlere gönderiyorum .
Gittiğim spor salonu tadilat yaptığı için 3 katına çıkardı
fiyatları , ve affedersiniz ama bok gibi bir salon oldu. Ben de evdeki spor
aletlerimle devam ediyorum , kaldı ki evde küçük bir spor salonum var. Sadece
yeni mata ihtiyacım var , neyse bu parçalanana kadar kullanmaya devam edeceğim.
Ay bir de mamalar var , iş yerimin önündeki çocuklar var ,
onlara düzenli mama alıp iş yerinde tutuyorum ve her gün öğlen buluşup hem mama
yiyoruz ,hem de oynaşıyoruz. Gören birkaç arkadaşım para yardımı yapmak
istediler , nazlanmadan kabul ettim . Böyle daha çok çocuğa mama aldım.
Ama kaldı ki bazı şeylere para harcarken de gözüme perde
iniyor , mesela kitaplar , ki artık çok pahalı ama yine de tutamıyorum kendimi.
Alıp okuyorum ama öyle kitaplığa dekor niyetine koymuyorum. Bu konuda
minimalist olamıyorum , mantığım orada çalışmıyor ( Bence çalışıyor ) Ve evet
kitaplarımı biriktiriyorum kimseye vermiyorum , henüz “elden çıkarmak istediğim
kitaplar listesi” yapacağım bir kitaplığım yok , belki olabilir ileride
bilmiyorum.
Mesela zam gelmesine rağmen tiyatro ve sinemaya para
veriyorum halen daha , ama mısıra vermiyorum. ( O parayla , patlamamış mısır
alıp , 6 ay boyunca mısır patlağı yiyebilirim ben , yaşasın küçük hesaplar ! )
Ne zaman protesto edip , gitmiyorum oyuna falan moduna girerim bilmiyorum. Ama
benim hayattaki en büyük zevkim.
Şimdi 2019 hazır yeni başlamışken , hayatımdan gereksiz ne
çıkarabilirim diye düşünüyorum. ( Kitaplarım olmaz , asla olmaz dokunamam kitaplarıma
)
Neyse çok uzattım ,neden yazdım , yazıyı nereye bağlayacağım
onu da bilmiyorum . Sadece sabah Minimalist olmaya karar vermiş biri kitaplarını
bağışlıyordu onu görünce sanırım gaza geldim . Mİnimalist olmak kitaplardan
başlamıyor , hayatına sen nasıl ve ne kadar uygularsan oradan başlıyor demek
istedim .
Öperim hepinizi.