19 Kasım 2018 Pazartesi

Can Yeleği - İş Bankası Müzesi

Bu hafta Cumartesi yine , Fatih Reşat Nuri sahnesinde Can Yeleği diye bir oyun izledim.

Tek kişilik ve başrolünde Elçin Atamgüç oyunuyor , Gündelik , sıradan hayatlarına devam ederken , bir anda kendilerini savaş yüzünden , dillerini bilmedikleri bir ülkede bulan bir kadının hikayesi.

İnsani açıdan mültecilerin nasıl ve neler yaşadığını anlatıyor. bizim ülkemizde sık sık karşılaştığımız bir durum yani . Oyunda , ülke veya din belirtilmemişti. Nereye isterseniz oraya koyabilirsiniz. Tamamiyle sizin vicdanınızda .

Dekor olarak çok sade bir dekor kullanılmıştı. Kadının umudu bittikçe ,artan dikenli tel sayısı güzel bir detaydı , ışıklandırma ve ses sistemi de dekor gibi hikayenin artmasıyla insanı oyunun içerisine daha çok sokuyordu.

Tek perdelik ve oyuncunun performansı tek bir saniye bile düşmüyor , üstüne üstlük iki farklı kadını oynuyor ve o karakterler arasındaki geçiş ile sizi sahnede iki kadın olduğuna ikna ediyor.

Sonra da hazır Fatih'e gitmişken her meşhur şeyi tekrar denemeye karar verdim. Pilav ve boza. Kendimi vurdum karbonhidratın dibine . Oradan çıkıp Eminönün'de kahve içmek için yer ararken V. ile kendimizi İş Bankası Müzesinde bulduk , müze çalışanlarına seslenmek istiyorum. Ne kadar kibar , ne kadar şahane insanlarsınız siz. Biz gittiğimizde müze turunun başlamasına 2 dakika vardı. Kalıp tur ile gezdik. Müzeyi anlatan arkadaş , çok dinamik ve çok iyi anlatıyordu. Onu dinlemek ve müzeyi gezmek istediğim için çok fotoğraf çekemedim aşağıdaki fotoğraflar internetten. Banka 2004 yılına kadar banka olarak faaliyet göstermiş ve şahane bir mimari gerçekten. 2007 yılında müzeye dönüştürülmüş. Tur ücreti ve müze giriş ücreti yok , istediğiniz kadar gezebilirsiniz.

Atatürk salonu diye adlandırılan yer aslında Atatürk 'ün odası değil , banka müdürünün odası , fakat bankanın kurucusu ve ilk hissedarı Atatürk olduğu için oraya Atatürk Salonu adı verilmiş.

Bu kadar gezmişim , aslında dün de sinemaya gitmek istedim ( Fantastik Canavarlar ) , sinemaya giderken gözlük taktığım için 3D olarak girmedim , hem de çok sevmiyorum 3D film izlemeyi , 2D olan bir salon bulduk , V.I.P salon diye geçiyormuş , ücreti için kişi başı 73 TL dedi. Tabi ki girmedim 20 TL için pahalı diyorum ben 73 TL'e hiç giremem . Yani neyin parası bu anlamıyorum gerçekten . Buna para verip girenler var , neden bunu yapıyorlar , hiç mi canları acımıyor .

Bu kadar kültürel faaliyetten yine paraya getirdim konu aklıma mukayyet ol Yarabbi.

Öperim





2 yorum:

  1. Her şeyin para ile ölçüldüğü bir devirde konunun paraya gelmesi normaldir. Sosyal olmak güzel bir şey olsa da bazı şeyler çok abartılıyor. 70 liralık bileti bende almazdım.
    Yolum düştükce müzelere uğramayı severim uzun zamandır iş bankası müzesine gitmedim. Sadece ahşap dekoru için bile gidebilirim. Her şey, her şeyler beton boğuluyorum artık. Ham ahşap bulsam sarılacak moddayım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. En kısa zamanda git bence müzeye , bahsettiğim gibi de şahane bir rehberi var ona denk gelirsen daha keyifli olur .

      Sil